Bir Projenin Anatomisi
Projelerimizin temel yapıtaşlarını oluşturan tablolar ve veritabaları çok önemli öğelerdir. Onlar olmadan bir site statik olmaktan daha ileri gidemez. Eğer çok fonksiyonel bir siteniz varsa veritabanı yapınızda o kadar karışıktır.
Tek düze sıralar halinde duran bu tablolar daima birbirleriyle ilişkilidirler ve bu şekilde bir sorgu ile istediğiniz sonuçlara bu ilişki sayesinde ulaşırsınız. Ama sadece tablolara ve tablo isimlerine bakmakla bu ilişkiyi anlayamaz ve daha da karıştırırsınız. Bunun en iyi yolu veritabanı diyagramları çizmektir. Hangi tablolar hangileriyle nasıl ilişki içinde tek tek çizerek o yapının işleyişi hakkında bilgi sahibi olursunuz. Aslında bir proje oluşturulmadan önce, konsepten sonra yapılacak iş budur. Fakat projelerimizi o kadar dar zamanlara sıkıştırıyoruz ki bunu yapacak zamanımız bile olmadığı için hemen üstün körü tablolarımızı ve vertitabanımızı oluşturuyoruz ve sonra da işin içinden çıkamıyoruz. Kısa bir zaman önce Arkiv(Arkitera’da büyük bir proje) projesini yeniden ele almamız gerekti.
O kadar kompleks bir projeydi ki nerden ve nasıl başlayacağımızı bilemiyorduk. Birkaç gün öyle tablolara, dosyalara baktık ama iş daha da çok karışık bir hal almaya başladığını farkettik.Birde daha önceden bu projeyi bizim tasarlamamış olmamız bize bu süreçte daha da fazla zorlanmamıza neden oldu. Sonuçta bir veritabanı diyagram programı imdadımıza yetişti ve reverse-engineering denen metodla veritabanımımızdaki tabloların yapılarını bize verdi. Bize sadece ilişkileri kurmak kaldı.
Pınar Seyrek arkadaşımızın da yardımıyla ilişkileri kurduk ve ortaya yukarıdaki resimde de görebileceğiniz gibi muhteşem bir tablo çıktı. Şimdi o tablo benim solumdaki duvara monte edilmiş şekilde beni bekliyor. Herşeyi bir güzel anladık bu tabloda herseyi bize tüm çıplaklığıyla anlatıyor. Sıra geldi elimize kazma ve kürek alıp çalışmaya. Kork bizden ARKIV ![]()